31 Mayıs Cuma sabahı 05.00’te parkta nöbet bekleyen
insanlara sivil polislerin, daha sonra hükümet yetkililerinin de kabul buyurmak
zorunda kaldıkları üzere “sert ve uygunsuz” giren polisin şiddeti, öğleden
sonra geniş çaplı toplanmanın ve büyük eylemin fitilini ateşlemişti. Twitter
üzerinde her kümeden insanın yaptığı çağrılarla akşam 19.00’da eylem başladı.
Her
zaman “basitçe” dağıttığı kalabalığın bu kadar büyümesinin şaşkınlığındaki
polis karşısındaki kalabalığı Harbiye’deki dördüncü kattaki ofisimizden bizzat görüyordum.
150 bin kişiydi. Daha Gümüşsuyu ve İstiklal kollarının da olduğunu öğrendik.
Ertesi gün ortaya çıktı ki, toplam tepkili eylemci kalabalığı 500 bindi.
Üç-dört saatte 500 bin!
İlk hafta sonundaki yayınlarına baktığımızda Yeni Şafak,
olayın ne olduğunu çözememiş görünüyor. “İkisi de Orantısız” başlığıyla bir
yandan polisin sert tavrına ufak bir dokundurma var, ama “polise şişe attılar,
ağaçları korumak için gelip çiçeklerden barikat yaptılar” gazlamaları tüm fotoğraf
altları ve metne sinmiş durumda… Misal, olaydan habersiz Bilecikli Hasnun Galip
isimli amcamız konu mankeni olsun. Hasnun Emmi, gazeteyi açtığında gördüğü
polise mukavemet gösteren bir güruh. Dolayısıyla gözüne sıkılacak gaz, normal.
İlk gün devam haberi 16’ncı sayfada verilmiş. Olayın büyümesinin
nedeninin uyku sersemi insanların çadırını yakıp, gözüne sıkan polisin gaddar
müdahalesine, kullandığı gazın ne olduğuna, eylemde ne kadar insanın toplandığına
dair tek bir bilgi yok. Haberi okuyan, “eylemcileri” rahatlıkla CHP’nin
yönlendirdiği 2000 kişi sanabilir. Oysa ki yarım milyon! Ve üzerlerine binlerce
kapsül gaz sıkılmasına rağmen bununla ilgili sadece “polis gaz ve tazyikli
suyla müdahale etti” var. Müdahale. Doğru, ama arkadan.
Sürmanşetteki spotta geçenler şunlar:
“Polis, BDP’li Sırrı Süreyya Önder, CHP’li Gürsel Tekin ve DİSK’in
de destek verdiği gruba dün sabah 05.00 sularında müdahale etti.”
Maşallah, herkesin bir etiketi var. Yani “bildiğin adamlar
işte, ey okur. Hep yüce insanımıza laf diyenler. Kim olacağıdı başka?” CHP’li,
DİSK, Gürsel filan… Yani onların desteklediği “grup”tan ne olur? Grup; haniyse
Şişli ilçe nüfusu.
Devam et Hasnun Emmi… Oku oku: “Taksim Gezi Parkı’nda ağaç
kesilmesine karşı başlayan protestoların seviyesiz muhalefete dönüşmesine
polisin orantısız müdahalesi eklenince ortaya Olimpiyatlara aday İstanbul’a
yakışmayan görüntüler çıktı.”
“Seviyesiz muhalefet”. Araya serpiştirmeye devam. Çak-geç.
Olay daha taze iken ve devam ederken çok büyümediğinden
başka gündemlere de yer var o gün. Birinci sayfada konu dışı başka bir anons
dikkatimi çekti: “Japon basını kızgın. Tokyo Olimpiyat’ı cahillikten kaybetti”
Yapma yahu! Ne zaman verildi o karar? Eylül’de değil miydi
IOC Genel Kurulu? Doğmamış çocuğa donu kim biçti lan? Hasnun Ağa?
EK 1:
Bir de değerli editörlerimizin "kafa karışıklığı ve moral bozukluğuna" yorabileceğimiz şu kupürümüz var. Haberde Sırrı Süreyya ile birlikte "Faslı veya Mısırlı" bir kadının yaralandığı bilgisi var. Haberin Twitter'dan devşirildiği çok açık. (Bi de laf dersiniz Twitter'a. Tüüü!) Çünkü iki üç gün boyunca Lobna'nın Twitter'da girmediği uyruk kalmadı. Kendisinin Ürdünlü bir babanın Türkiye'de yaşayan kızı olduğu sonradan anlaşılacaktı. Bu arada Lobna "yaralanmadı", başına gelen polis kapsülüyle 25 gün komada kalıp, üç ameliyatla yaşamda kalabildi. 50 gün geçti. Hâlâ tedavide.


