16 Temmuz 2013 Salı

2 Haziran: Yandı gülüm keten helva


Meydan gitmiş, iş bitmiş. TOMA’lar güme gelmiş. Gündüz gözüyle eylemlerin içinde AKP’ye oy verenlerin de olduğu, öyle CHP-DİSK-Gürsel goygoyuyla geçiştirilemeyeceğini anlaşılmış. Dolayısıyla şimdi soru sorma vakti.

Soruyu sormuş da, yanlış olmuş. “Öfkeyi kim yönetiyor?” yerine “Öfkenin nedeni kim/ne?” diye sorulmasını gerektirir gazetecilik. Böylesine bir olayın ardından ilk gün yapılacak analiz budur: Nedeni ne? Ama kendileri de öfkenin nedeni olan zat-ı muhteremi çok iyi bilmelerine karşın, o mevzuya girilemiyor elbette. Anlıyoruz.

Peki sorabildiği sorudan gidelim. “Kim yönetiyor?” Buyurunuz, spot konuşsun:
“Gezi Parkı’nda ağaçların kesileceği iddiasıyla başlayan gösteriler 46 ile sıçradı. Başbakan Erdoğan’ın itidal çağrısı ve CHP’nin Taksim’de miting yapmasına izin vermesinin ardından polis çekildi. Medyanın körüklemesiyle düzenlemeye tepkiyi ve CHP muhalefetini aşan öfke dalgasını kimin yönettiği sorusuna cevap aranıyor.”

1. “ağaçların kesileceği iddiasıyla…” – Kesildi anam, iddia filan değil. Üç tane kesildi. Dozeri sokmayayım gözüne.
2. “Erdoğan’ın itidal çağrısı” – İtidal? Which itidal?
3. “CHP’nin Taksim’de miting yapmasına izin vermesinin…”  - Ne CHP’si, ne mitingi? Kadıköy’den Taksim’e gelen CHP’lileri gördük. Parktan babam mı dışlandı ilk gün?
4. “Medyanın körüklemesiyle düzenlemeye tepkiyi aşan öfke…” – Medya körükledi. Hatta o kadar körük basmış ki, buzuldaki penguenler bile sıcaktan haber kanallarına kadar inmiş o gece.
5. “…öfke dalgasını kimin yönettiği sorusuna cevap aranıyor.” – Valla bir gün sonradan itibaren bu soruya vereceğiniz süpersonik cevaplara kılıfa gerek yok. Direk başlayabilirdiniz, bir gün kârınız olurdu.

İlk sayfada Tayyip’ten bir demeçle olayı yumuşatmaca: “Polisin gaz kullanımında yanlışlık var. Bırakın yürüsünler.” Arınç: “Birileri halktan özür dilemeli.”

Haberler ve üslupta hep bir alttan alış var. Henüz daha şoktayız belli ki. Faiz lobileri ve bilumum komplo teorilerine girmeden, şöyle bir toplanan kalabalığı yumuşatmak lazım. Doğru strateji.

Altta habercilik: Çivili top. “Eylemcilerin attığı taş ve çivili toplardan 63 polis yaralandı”. Beş gündür insanlara eziyet eden polisin kapalı alana gazı (Divan Otel lobisi, 31 mayıs) başta olmak üzere tek satır yazmayan gazete, 63 polisin yaralandığından bahsediyor. Hemi de vahşi vahşi çivili şeylerle! Lakin, kim saydı bunu, hani kaynak? Bilemem.

Twitter’la ilgili mantıklı bir toparlama. Hani illa bir haber yapılacaksa, o gün olması gereken bir haber Twitter fenomeni. “Yalan-yanlış haberler yapılıyor” tam kendi kitlelerini kristalize etmek için harekete geçilecek nokta… Çünkü milyonlara varan mesajın olduğu bir mecrada yüzlerce, binlerce abartı ve dezenformasyon mesajı da var haliyle... Seç, beğen, koy. Kitleni güdüle. Aklın yolu bir.

İkinci gün de bitti Hasnun Emmi. Allah kerim.